Hoşgeldiniz...



Bu yazılanların hepsi bana aittir.Bu yazılanların hepsi kendimle çeliştiğim noktaları anlatmaktadır.Olurda yazılarımı okumak gibi bir tenezzüle düşerseniz yazılanların gerçek olma ihtimalini unutmayınız.

Özgür Yılmaz

Yine ve Yeniden !

Gönderen Özgür Yılmaz 26 Temmuz 2010 Pazartesi 05:45

0

http://www.umutdolu.com/smesaj/sds/hayat.gif

Bugün canımdan çok sevdiğim kankamı gördüm. İçim o kadar tuhaf oldu ki...

Çünkü benim hayatımda en değerli olan 4 kişi...

Beycan , Çiğdem , Buse ve Ece ...

Hepsi özel ve bir o kadar da sıcak kişiler...

Beycanla birlikte Urla'da Migrosta gezerken birden Buse'yi gördüm.

(Eski sevdiğim.)

Beycanla Buse oldukça iyi arkadaşlardı. Ta ki ben Buseyle çıkıp Beycanla bozuşana kadar. Sonra herşey yine tersine döndü.

Neyse alışveriş yapıyoruz. Birden Buseyi gördüm. Ancak Beycan görmedi. Birbirimizin yüzüne bile bakmadık.
Ancak yine içim yandı. Beycanında yandı. Buseninde...

Çünkü birbirine yakın 3 kişi. Hani seversin sonra bir başkasını görürsün onu sevmeye başlarsın ya bende eskiden tıpkı böyleydim. Hep daha fazlası. Hep bir başkası...

Meğersi bu günü kurtarmaktan başka birşey değilmiş. Çıktığın kızda biliyor yarın ondan ayrılacağını.

Ne kadar basit bir döngü. Ama bir sorun var. Benim eskiden ve şimdiki çıktığım kızlar hep tesadüfen beni buluyor.

Dayanılmaz bir acı. Kardeşim dediğin kişiyle ertesi gün çıkmak. İnsan sadece o an mutlu oluyor. Sonrası yok.

Umarım bu yazımı o okur. Ve duyduğum acıyı biraz olsun çektiğimi görür ve bana azda olsa hak verir.

Hayat bir oyundur aslında. Her seferinde oyunun bittiğini sanırız ama aslında oyun bitmemiştir sadece bir sonraki tura geçmişizdir.

Bazıları vardır. Hayatları bilgisayarla devam eder. Hayatı bilgisayardan ibaret olduğunu sanmazlar ama bilgisayar onların tek takıldığı şeydir.

Birgün bir bakarsınız bilgisayarınız gitmiş. Haykırırsın annene babana yada bilgisayarı alan kişi kimse?

Peki ya baban kararlı çıkarsa. Evde bir gürültü patırtı. Ancak seni bu yaşa getirende annen ve baban. Tek güvencendir.

Sen nasıl bir bilgisayar için onları kırarsın. Belki annenin ve babanın sana ihtiyacı var?

Sen bilgisayarda saatler harcıyorsun ya. Belki sen saatlerini harcarken annen ve babanın sana ihtiyacı var.

Sen bilgisayarda film izlerken belki de annen ve baban bu günü nasıl kurtarırız yada bu borçları nasıl ödeyeceğiz ? gibi endişeleri var.

Hadi birçoğunuz zengin... Anlamaz... Günü kurtaran şeyler... Bilgisayarmış,filmmiş,telefonmuş ne fayda...

Birgün o günü kurtaran şey elinizden giderse... O zaman sudan çıkmış balığa dönersiniz. Hazmedemezsiniz...

Ancak büyüyor insan. Büyüyünce bir bakıcaksınız günü kurtaran şeyler size boş gelecek. Günü kurtaran şeyler sizin en güzel zamanınızı yediği için pişman olacaksınız.

Benim en sevdiğim şey yine ve yeniden '' kardeş. kardeşşş. ve kardeşşşiiimmm.''

Hepinizi çok seviyorum. Herkese iyi tatiller.

Facebook Grubumuz

Gönderen Özgür Yılmaz 2 Temmuz 2010 Cuma 01:30

0


Merhaba hayata kafa tutan gençlik ve büyüklerim,
Gördüğünüz gibi son derece sizlere kibarca hitap ediyorum. Blogumun açılmasına katkıda bulunan arkadaşlarımla birlikte sizlere müziklerimizi paylaşıyoruz.

Grubumuz -> Rock & Metal & Jazz olarak sizlere etkin paylaşımlar sunmaktadır. İster katılın ister katılmayın paşa gönlünüz bilir.

Grup Adminleri

*CoLosseum (Özgür YıLmaz) - Yabancı Rock & MetaL
*angeL dark (Gizem Gülpınar) - Türkçe Rock
*Ciq0 (Çiğdem Tekin) - Jazz

Eğer istek parçalarınız olursa benimle iletişime geçin. Her neyse reklamımızıda yaptık hadi ben kaçar.

Facebook Grubumuz ''Özgür Tube''

Şeytan Bunun Neresinde?

Gönderen Özgür Yılmaz 1 Temmuz 2010 Perşembe 00:03

0

http://img2.blogcu.com/images/m/p/3/mp3music/1212396235nkapakrt7.jpg

Merhaba çekirgeler,
Şuan bu yazıyı otobüsten yazıyorum.Otobüs maceralarımı ve hele bugün öyle manyaklıklar yaşandı ki her neyse.

Gelelim konumuza;

Biraz müzik ve özgürlükle ilgili bir yazı yazmak istedim. Başlık oldukça tanıdık gelebilir. Pentegramın ''Şeytan Bunun Neresinde?'' adlı kanımca çok özel bir parça.

Şarkıda; İnsanların diledikleri gibi yaşayıp , kimseye zarar vermeden bir toplumun değer yargılarını incelemektedir.

Şarkıyı Youtube Dinle
Şarkıyı Daily'den Dinle
Şarkıyı Facebook'tan Dinle

(Yanlış olmasın konser perfonmasıdır.) Bu şarkı oldukça ünlü bir türkünün yorumudur.

Şarkıda beni etkileyen bölüm:

Abdest Alsam Aldım Demem,
Namaz Kılsam Kıldım Demem,
Müftü Gibi Haram Yemem,
Şeytan Bunun Neresimde?

Sanırsam kimsenin kimseye karışamayacağı ancak buna bağlı olarak her daim kimseye zarar vermeden yaşamak kulağa o kadar hoş geliyor ki...

Ancak insanlar bok var; rahat duramazlar.
Herkes benliğini kaybetmeye başladı kendimce...

Sanırım Pentegram gibi gruplar olduğu sürece sanırım 3:18 de olsa insanlar kimseye zarar vermeden özgürce dilediği gibi yaşayabilecek.

Saygılarımla...

Yorum Şeysi

Gönderen Özgür Yılmaz 30 Haziran 2010 Çarşamba 23:58

0

Merhaba çekirgeler,
Son zamanlarda blokla pek ilgilenemiyorrum.Malum tek kişi ve koca blok olunca hepinizle tek tek ilgilenemiyorum. Bundan sonra herkes yorum atamayacak. Yoruma sınır geliyor. Bunun 2 sebebi vardır kanımca;

1-)Çok ilgilenemediğimden yorumları denetleyemiyorum
2-)Blokumla biraz egzotik takılmak için gereksiz-saçma-küfürlü-cazgırca atılmış mesajların önüne geçmek gerek.

Blok toplamda 1 tane uyarı yediği için biraz uslu duralım. Çünkü yaklaşık 4-5 gün sonra uyarımız silinecek. (Yine yırtıyoruz.)

Neyse kalın sağlıcakla,

Saygılarımla...

Unutulan Cacık

Gönderen Özgür Yılmaz 26 Haziran 2010 Cumartesi 03:18

0


Aha işte bu otobüs çekirgeler.Malumunuz üzere tatil olduğu için Alanya'dayım.Ruslar ve Bey-can falan eğleniyoruz.

Bildiğiniz gibi Bey-can 3 dil biliyor. Fransızca,İngilizce,Türkçe. İstanbul'dan Alanya'ya holidays için döndük.Ancak otobüs yolculuğu baya sıkıcı ve mide bulandırıcı. Hele beni tanıyanlar...

Neyse otobüsle Alanya'ya dönüyoruz.Bizim otobüste çok az mola veriyor. Otobüs mola verdi. Benzinliğin orda 4-5 tane cafe var.Beybunlacafede oturuyoruz. Bir grup fransız kafile gördük cafede.Bunlar mal mal bakınıyorlar tabi.Beybun tabi bunlara acıyıp masalarına falan gittik.Yedik içtik baktık şöför korna çaldı.Hesabı istedik.

Tabi bende 5 kuruş para yok :D Fransızlar ödeyecek ama onlarda türk parası olmadığı için geçmiyor.Hesap yine Bey-cana kaldı tabi. Bende hesaptan yırtmak için tuvalete kadar gittim.Benim sevdiğim hesabı ödeyip otobüse binmiş bu turistlerle.Ben tuvaletten bir çıktım.Baktım cafede kimse yok.

Orda garsona sordum fransız kafileyi.Bir baktım o sıra benim otobüs gidiyor.Kestik.

Sevdiğiniz sizi unutup otobüse biniyor ve otobüs kalkıyor yine ve siz orda mal gibi duruyorsunuz.Telefon falan otobüste tabi. Yaniben hayatımda öyle bir depar görmedim.Şöfor allahtan arka aynadan gördüb beni.

Yani akıl var mantık var.İnsan sevdiğini nasıl unutur yav.Neyse işte Alanya'daki ilk sarsıcı anım böyle. Bloguda güncellemiş olduk.

Herkese iyi tatiller diliyorum.Gönlünüzce geçmesi dileğiyle.

Saygılarımla,

Öksür...

İsrail

Gönderen Özgür Yılmaz 18 Haziran 2010 Cuma 07:13

0

http://www.sia.az/upload/photos/%C4%B0srail.gif
Merhaba çekirgeler,
Malumunuz yolculuğum var.Bloga biraz ara vereceğim. Ancak gider ayak bombayı patlatayımda gideyim dedim. Bildiğiniz üzere İsrail bizim Türk gemilerine saldırıda bulunmuştu.

Ancak Türkiye sadece 2 sert konuşma yaptı o kadar. Hala İsrail'le yapmış olduğumuz askeri ve ekonomik antlaşmalar sürmekte. Dahası aynı şey başka bir ülkenin başına gelse direk olarak BM toplanırdı. Biz çok şükür BM yi yormuyoruz.

Hükümet bu konuda neredeyse hiçbirşey yapmadı. Peki ya biz? Biz Türk halkı olarak protesto etmeli miyiz? Yani bireysel olarak protesto yapmalı mıyız? Yoksa etkisiz midir?

Çoğunun kafasındaki sorudur bu. Ulan 2 kişi İsrail etiketli malları almasa ne olur alsa ne olur.Ulan bir hikaye okudum içime işledi.

Hikaye:
Bir gün Hz.İbrahim'i yakacaklarmış.Bir tane karınca ağzına su alıp Hz. İbrahimin yanına hızlı adımlarla ilerlemiş.Bunu gören karıncalar su taşıyan karıncaya; '' olum sen mal mısın suyu götürüyorsunda o bir damla su bir işe yaramaz ki. demişler.'' Suyu taşıyan karıncada demiş ki; '' Bende biliyorum işe yaramayacağını.Ancak tarafımı belli ediyorum.''

Aslında ben İsraili bir bakıma haklı buluyorum.Çünkü yardım gönderiliyor madem İsrail'den bu konuda izin alınmalıydı.Çünkü siz izinsiz olarak bir ülkenin karasularına girmek istiyorsunuz. İsrailin savunması gayet normal aslında. Ancak böyle de hayvanca olmamalıydı.

Davamız her zaman için hükümet inene kadar devam edecek! Etmeli!

Saygılarımla.



Eğer Sen Gitmek İstersen

Gönderen Özgür Yılmaz 16 Haziran 2010 Çarşamba 23:51

2

click to zoom

Eğer sevdiğiniz ya başlıkta ki gibi giderse? Ya en zor zamanınızda sizi yalnız bırakırsa? Sorular ve yine sorular...

Dayanılmaz bir yolculuktur aşk...
Sabır ister...
Sevgi ister...
İlgi ister...

İsterde ister.

Diyelim ki bir ilişkide bunların hepsi olsun. Hatta daha fazlası. Peki yine mutlu olabilir misiniz? Ne kadar dayanabilirsiniz ki?

Her erkek sevdiğini aldatır.Buna şüpheniz olmasın.Aldatmak biraz ağır gelebilir onun yerine kaçamak yada siz ne derseniz diyin. Hele ki gurbetteyse sevdiğiniz kesinlikle aldatmıştır.

1 haftalığına , 1 günlüğüne yada 1 saatliğine...

Aldatır çekirge. Kızlar gözyaşı döker eğer öğrenirse. Bazıları onsuz yapamam diyerek bu kaçamağı bilerek görmemezlikten gelebilir. Bazıları ise delikanlılık yapar. Hesap sorar. Sanki bunu bekliyormuş gibi. Tıpkı pusuda yatan asker gibi.

Çekirgeler bu yazımda gerçek aşk yoktur diye birşey demek istemiyorum. Ancak şuan ki koşullar bunu gösteriyor. Şu zamanda gerçekten birbirini seven hiç aldatmayan ve birbirine tutkuyla bağlı olanlar 1.000.000/1 dir. Ancak ben her ne kadar bunları desem de bazıları aynen şöyle diyor:

Öyle birşey olmaz,bizim aşkımız güçlü.
Saçmalama özgür benim ilişkimde yok öyle birşey. Falan da filan.

Doğrudur. Belki sizin ilişkinizde 1 miyonda 1 e giriyordur.

Saygılarımla.

(Kusura bakmayın çekirgeler,edebi olmadı , baya entel kaçtı zaten. Bir dahaki sefere düzeltiriz.)